Otomotiv Sektörü: Çevre Dostu Araç Pazarı

Avrupa Komisyonu’na göre Türkiye’de trafikte bulunan tüm araçların sayısının yüzde 21 kadarı 20 yaşından büyüktür. Dolayısıyla, düşük emisyonlu araçlara doğru yönelim alanında, Türkiye’nin önemli bir gelişim alanına ve potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Türkiye’de faaliyet gösteren 12 otomotiv fabrikasının Ar-Ge için yaptıkları yatırım 1,3 milyar dolar olup bu miktar içerisinde henüz elektrikli ya da hibrit araçlara yönelik bir çalışma görülmemektedir. Özellikle elektrikli araçların en kritik parçası olan batarya teknolojilerinde sağlanabilecek ilerlemeler ve altyapı gelişimleri bu araçların piyasaya girişinde önemli bir role sahip olacaktır. Batarya teknolojilerinin daha beklenilen seviyelerde olmaması elektrikli araçların yaygınlaşmasındaki çok önemli bir engel olarak görülmektedir. Ham madde kaygıları madencilik gibi diğer sektörleri de tetikleyecektir. Bu sebeple, ilerleyen yıllarda Türk otomotiv sektörünün ciddi altyapı dönüşümlerine hazırlanması ve teknoloji geliştirmeye yönelik yatırım planlaması yapması gerekmektedir.

Emisyon değerleri hakkında da binek araç kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunun ilgili olmayışı, bu konunun literatür terimiyle henüz ülke gündeminde tam olarak gelişmediği yönünde yorumlanabilir. Ekinci ve Gönüllüoğlu’na göre, diğer taraftan, teknik dışı bir ifadeyle, otomobilin yaşı fazlalaştıkça, havayı kirletme oranın artışı konusunda tüketicilerin birçoğu tarafından bilgi sahibi olunduğu ifade edilmiştir. Araştırmaya katılan binek araç kullanıcılarına yöneltilen, Türkiye’de uygulanmakta olan çevre vergileri hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları konusundaki soruya bilgi sahibi olduğunu ifade edenler yanında, bilgi sahibi olmadığını da belirtenler de söz konusudur.

Türkiye’de yılda iki taksitte ödenen motorlu taşıt vergisi, zaman zaman motorlu taşıtlara ilişkin bir çevre vergisi şeklinde düşünülebilir.

Türkiye’de otomotiv sektörüne yönelik tüketicilerin, Avrupa Birliği ülkelerinde emisyon oranlarına bağlı çevre vergisi uygulamaları hakkında fazla bilgi sahibi olmadığı ortaya çıkan başka bir bilgidir. Ekinci ve Gönüllüoğlu’na göre ülkemizde özel araç satın alma aşamasında ödenen vergiler konusunda dikkatli olan tüketiciler, çevre dostu binek araçlar için geçerli olan vergi teşvikleri konusunda eşit derecede bilgi sahibi değillerdir. İlgili araştırmaya katılan binek araç kullanıcıların öncelikle aracın kendilerine getirdiği maliyet ile ilgilenmekte olduklarını, buna karşılık çevrede oluşturulan etkilerle çok ilgili olmadıkları öne sürülebilir.

Bu düşünceyi destekleyen bir diğer konu, araştırmaya katılanların büyük bir kısmının hurda araç indirimi konusunda bilgi sahibi olduklarına ilişkin verilerdir. Devlet tarafından oluşturulan hurda araç indirimlerinin esasını, trafikteki yaşı büyük olan araçların trafikten çekilmesi sağlanarak çevreye verdikleri zararın azaltılması oluşturmaktadır.

Uluslararası Enerji Ajansı(IEA) 2012 raporuna göre, elektrikli otomobillerin gelecekteki konumu hakkında tahminler yapılmaktadır. Bu tahminlerde, hibrit ve elektrikli araçlar ayrı olarak incelenerek, 2020 yılında tüm dünyadaki binek araç satışlarının 70,9 milyon taneye ulaşacağı ve bunun 3,88 milyon tanesinin % 5,5 hibrit araç olacağı öngörülmektedir. Sadece elektrikli araç satışlarının ise Dünya genelinde 2020’de 1,31 milyona (%1,8) ulaşacağı tahmin edilmiştir.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (2003)’ne göre Türkiye’de çevre dostu araçlar alanında öncü çalışmalar; 2002 yılında bir proje üzerinde ülkemizdeki ilk otomobil fabrikası ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) işbirliği ile geleneksel bir hafif ticari aracın sürücü sisteminin elektrikli hibrit olarak geliştirilmesini içermektedir. Türkiye’de ilk lityum iyon bataryalı otomobilini ortaya çıkartmak için uğraşan TÜBİTAK MAM’da, hibrit ve elektrikli araç sistemleri ilgili projeler sonuçlandırılmıştır. Türkiye’de çeşitli üniversitelerde bağımsız projeler halinde olan ve sanayi-üniversite işbirliğinde elektrikli araç ve yan donanımları geliştirme araştırmaları yapılmaktadır.

Şenlik’e göre ülkemizde elektrikli otomobil üretimi ve pazarlaması alanında ilk faaliyete geçen otomobil fabrikalarından biri 2011 yılında doğru elektrikli otomobil ihracatını başlatmıştır.

İlgili araçta elektrik motoru, senkron tip motor olup; yavaşlamada enerjiyi geri kazanma sistemi, lityum-iyon bataryaların şarj edilmesini ve bu aracın şehir içinde tasarruflu olabilmesini sağlamaktadır. Araç, ev tipi şarj ünitesiyle 6-8 saate kadar şarj olabilir. Ayrıca 185 kilometre yol alabilmekte olup, ülke içinde 2012 yılında satışa sunulmuştur.

Kaynak

Cemil Kanat Sarısoy, Çevre Dostu Otomobiller İçin Tüketici Beklentileri İle Üretici Pazarlama Stratejilerinin Uyumu: Türk Otomotiv Sektörü Üzerine Bir Uygulama

 

*Bu çalışmanın tüm hakları, Cemil Kanat Sarısoy’a aittir.

*Bizimle iletişime geçmek için: [email protected]

Etiketler

Furkan ABALI

Merhabalar öncelikle web sitemizde olduğunuz için teşekkür ederek biyografime başlamak istiyorum. yazılım eğitimi gören üniversitemden yüksek lisans ile mezun olup kendimi bilişim sektöründe geliştiren ve geliştirmeye devam ederken buldum. okulumu süleyman demirel üniversitesinde okudum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı