Türkiye Cumhuriyeti Ve Rusya Federasyonu İhracat ve İthalat İlişkisi

Rusya Federasyonu’nun piyasa ekonomisine geçmesinden sonra ikili ilişkiler kriz dönemlerinde dalgalanma gösterse de artan bir seyir izlemektedir. Rusya Federasyonu ve Türkiye arasında jeopolitik konum avantajı, iki ülke arasında ciddi iklimsel ve yer altı kaynak farklılıkları olması ihracat ve ithalatı canlı tutmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’ndan alınan veriler ışığında oluşturulan Tabloda 1997 – 2018 yılları arasında Türkiye – Rusya dış ticaret değerleri (Milyon $) yer almaktadır.

Tablo 8’de dış ticaret denge değerleri incelendiğinde; her yıl dış ticaretin Türkiye aleyhine açık verdiği görülmektedir. Bunun sebebi, ilk yıllarda iki ülke arasında yapılan doğal gaz anlaşmalarında Türkiye’nin doğal gaz ithal etmesinin karşılığında taze sebze ve meyve ihraç etmesi anlaşmasına Rusya Federasyonu’nun mutabık
kalmamasıdır. Daha sonraki yıllarda Türkiye’nin doğal gaz ithali artarak artmış fakat Rusya zaman zaman gerek ülke içerisinde yaşanan krizlerden gerek ikili ilişkiler bazında yaşanan krizlerde Türkiye’ye ambargo koymuştur. Bu durum dış ticaret dengesinin sürekli Türkiye aleyhine gerçekleşmesine neden olmuştur.

Dış ticaret hacim değerleri incelendiğinde, 1997 yılında 4.231 milyon $ iken 1998 yılında 3.503 milyon $’dır.

Bu düşüşün sebebi, Rusya Federasyonunda yaşanan krizin etkisi olarak değerlendirilmektedir. Ekonomi piyasalarının birbirine eklenmiş olması bir ülkede yaşanan olumsuz ekonomik istikrarsızlığın etkilerini tüm piyasaya yaymakta, hem iç ekonomiyi hem de dış ekonomiyi etkilemektedir.

Bu durum 1999 yılında Türkiye – Rusya ihracat – ithalat hacminin 2.959 milyon $ seviyelerine gerilemesine neden olmuştur. İkili ekonomik ilişkilerinde karşılıklı kazanç sağlayan Türk ve Rus hükümetleri bu dönemin kısa zamanda tekrar bir istikrara kavuşması için yeni projelere yer verilerek dış ticaret hacmi, 2008 yılına kadar düzenli bir artış gerçekleştirmesini sağlamışlardır. Ancak, bu istikrar, 2015 yılının son çeyreğinde yaşanan uçak krizi ile bozularak, dış ticaret dengesinin %32 oranında azalmasına neden olmuştur. Dış ticaret dengesinde yaşanan azalmanın nedeni,
Türkiye’nin Suriye sınırında Türk Hava Kuvvetleri tarafından bir Rus savaş uçağının sınır ihlali gerekçesiyle düşürülmesi ve Rusya – Türkiye arasındaki ilişkinin birçok sektör bazında etkilenmesinden kaynaklanmaktadır.

Yıllara göre ihracat ve ithalat verileri aşağıdaki şekilde grafik olarak sunulmuştur:

Şekil incelendiğinde, ihracat ile ithalat rakamları arasındaki farkın en fazla 2008 yılında gerçekleştiği gözlemlenmektedir.

Bu durumun oluşmasında, 2008 yılında yaşanan küresel krizin etkisi büyüktür. 2008 yılında yaşanan krizin temelinde finansal sorunlar yatmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde konut kredilerinin ödenmesinde yaşanan sıkıntılar ülke ekonomisine yansımış ve küresel krizin başlangıcını oluşturmuştur. Krizin bir başka nedeni; ABD’nin yüksek cari açığa sahip olması ve ülkenin yurt içi tasarrufunun azaltmasıdır. 2008 yılında yaşanan daralma, ülkenin ekonomik yapısını hassaslaştırmıştır.

Kriz her ne kadar ABD’de başlamış olsa da ülke, dünya ekonomisinin lokomotifini oluşturduğu için yurtiçi problemi oluşmasından çok uluslararası etkisi oluşmaktadır. Yeterli miktarda ihracat yapamayan Türkiye ekonomisi, krizin etkisi ile daralmaya başlayarak işsizlik oranlarının artmasına neden olmuştur. Rusya gibi gelişme yönünde büyük adımlar atan ülkeleri, gelişmekte olan ülkelere nazaran daha az etkilediği görülmektedir. Fakat sermaye hareketlerinin serbest kalması ve finansal sistemin iç içe olması dış ticaretinde etkilemiştir. Türkiye – Rusya arasında ihracat – ithalat ilişkilerinin 2008 yılında bu denli farklılık göstermesi krizin küresel olup tüm piyasaları etkilenmesinden kaynaklandığı tespitine varılmıştır.

Türkiye Rusya’ya en çok ihraç ettiği ilk 5 ürün turunçgiller, kara taşıtları için aksam parçaları, üzümler (taze veya kurutulmuş), kayısı, kiraz, şeftali (nektarin dahil), erik, çakal eriği (taze), petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar olduğu görülmektedir. Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlere bakıldığı zaman çoğunluğunu gıda ürünleri oluşturmaktadır. İki ülke arasında yaşanan gerginlik ya da ülke içerisinde yaşanan krizler ihraç edilen ürünler arasında genellikle gıda sektörünü etkilemektedir.

İstatistikler incelendiğinde, ithal edilen ürünlerin ilk beş maddesini belirleyen ürünler, petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar, taşkömürü; taşkömüründen elde edilen briketler, topak vb. katı yakıtlar, demir/çelik sıcak hadde yassı mamulleri-genişlik 600mm, demir / alaşımsız çelikten yarı mamuller olduğunu gözler önüne sermektedir. Türkiye’nin ithal ettiği ürünleri incelediğinde çoğunluğunu enerji sektörü oluşturmaktadır. Bu durum Türkiye’nin enerji sektörü bakımından dışa bağlı olduğunu göstermektedir. İki ülke arasında yaşanan çatışmalar ihracat ürünlerini etkilediği gibi ithal edilen ürünleri de eklemektedir.

Kaynak

Emine Aksel, Piyasa Ekonomisine Geçiş Süreci Ve Sonrasında Türkiye-Rusya Federasyonu Ekonomik İlişkileri

 

*Bu çalışmanın tüm hakları, Emine Aksel’e aittir.

Etiketler

Ömer Burak Karatay

Uzun süredir blog sitelerimde çeşitli alanlarda paylaşımlar yapmaktayım, ekonomi hususundaki bilgi birikimimi ve yeni haberleri sizlere en doğru şekilde iletmek üzere buradayım. Benimle iletişime geçmek için [email protected] adresinden mail yolu ile ulaşabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı