Türkiye’de Dış Ticaretin Yapısı Ve Gelişimi

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Türkiye’de savaşın etkisiyle sermaye birikimi ve altyapı yetersiz olduğu için ticaret dışa bağımlı olarak gelişmiştir. 1923 İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlarla Türkiye’de liberal dış ticaret politikalarının benimseneceği ifade edilmiştir. Daha sonra 1929 yılında yaşanan ekonomik buhranın etkisiyle 1930’lu
yıllarda dış ticarette sıkı denetimler uygulanmıştır. Bu sayede 1930-1937 yıllarında dış ticaret sürekli olarak fazla vermiştir. 1940’lı yıllarda ise II. Dünya Savaşı’nın etkisiyle küresel düzeyde dış ticarette daralmalar yaşanmıştır. Türkiye’de ithalatın kısıtlanması yoluyla ticaret fazlası verilmeye çalışılmıştır. Türkiye’de 1960 ve 1970’li yıllara
gelindiğinde ithal ikamesi ticaret politikaları uygulanmıştır. 1970’li yılların başında yaşanan krizden ve arz şoklarından Türkiye’nin dış ticareti olumsuz bir şekilde etkilenmiştir.

Bu dönemde kriz nedeniyle yaşanan döviz sıkıntısını aşmak için Türkiye 24 Ocak 1980’de ithal ikame ticaret politikası uygulamasını bırakılarak dışa dönük bir ticaret politikası benimsemiştir. Bu dönemden sonra Türkiye’nin dış ticaret hacminde önemli artışlar olmuştur. Ayrıca Türkiye’de ekonomik kriz yıllarında (1994 ve 2001) dış ticaret açıklarının azaldığı gözlemlenmiştir. Bu durum kriz sebebiyle ithalatın azalması şeklinde ifade edilebilir. Çünkü ekonomik krizler atlatıldıktan sonra dış ticaret açığı yeniden artmıştır. Bu çalışma kapsamında ele alınan 2003-2018 yılları incelendiğinde 2009 yılı krizinde toplam dış ticaretin azaldığı görülmektedir. Ayrıca 2009 krizinde ithalattaki azalış ihracattaki azalıştan daha fazla olarak gerçekleşmiştir.

2003-2018 Arasına Dair Analiz

Yukarıdaki şekilde, 2003-2018 yılları arasındaki dış ticaret verileri incelendiğinde ihracat ve ithalatta yaşanan artışlarla dış ticaret hacminin sürekli arttığı görülmektedir. Ancak sürekli olarak dış ticaret açığı verilmektedir. 2009 yılında yaşana krizin etkisiyle ithalat ve ihracat azalmıştır. Ancak 2008 yılına göre, 2009’da ithalatta yaşanan azalış
ihracattaki azalıştan fazla olmuştur.

Yukarıdaki şekil, 2003-2018 yılları için BEC- Geniş Ekonomik Gruplara Göre Sınıflandırmasına dayanarak hazırlanmıştır. Sınıflandırmaya göre bakıldığında hammaddearamalı ithalatının en fazla payı aldığı görülmektedir. Ayrıca ilk üç mal grubu dikkate alındığında (yatırım, hammadde ve tüketim malları) sadece tüketim malları ihracatının ele alınan üç yılda ithalattan fazla olduğu görülmektedir. Diğer mal grupları kendi içinde sürekli dış ticaret açığı vermiştir.

Türkiye, son 10 yılda en çok Almanya ile ihracata girmiştir. 2009’da Almanya’ya 9.793.006 bin ABD doları olarak gerçekleşen ihracat 2018’de 16.136.962 bin ABD dolarına yükselmiştir.

Türkiye son on yılda en fazla Rusya, Çin ve Almanya ile ithalat yapmıştır. İhracat ve ithalat beraber değerlendirildiğinde Türkiye’nin Almanya ile yaptığı dış ticarette hem ihracat hem de ithalat rakamları yüksektir. Yine benzer şekilde ABD ile hem ihracat hem de ithalatı yüksek miktarlarda gerçekleşmiştir.

Kaynak

Zeliha Gülmez, Dış Ticaretin Ekonomik Büyüme Ve İstihdam Üzerindeki Etkisi

Etiketler

Ömer Burak Karatay

Uzun süredir blog sitelerimde çeşitli alanlarda paylaşımlar yapmaktayım, ekonomi hususundaki bilgi birikimimi ve yeni haberleri sizlere en doğru şekilde iletmek üzere buradayım. Benimle iletişime geçmek için [email protected] adresinden mail yolu ile ulaşabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı